800x110 Reklam alan
 letiim   Reklam   Kurumsal 
Mutfağımıza giren karıncaları öldürmek caiz mi?

  İnsanlara zarar vermediği sürece karıncaların öldürülmeleri uygun değildir. Bu sebeple insanlar, karıncaların olduğu yerlerde onlara zarar vermemek için oldukça itinalı davranmalıdırlar.

Ancak karıncalar, bulunduğu yerde, insanlara doğrudan ya da dolaylı bir şekilde zararlı hale gelmişlerse öldürülmeleri caizdir. Örneğin: Eğer ki karıncalar mutfağa girmiş yemeğin içeceğin içine düşecek duruma gelmişse öldürülmelerinde dinen bir sakınca yoktur.

Gördüğümüz kötü rüyaları başkalarına anlatmakta bir sakınca var mı?

Görülen rüyaları başkalarına anlatmakta bir sakınca yoktur. Ancak görülen rüyaları her zaman insanlarla paylaşmamak daha evladır.

Şayet illaki anlatılacaksa da iyi rüyalar anlatılmalı, hoş olmayan insanları kötü anlamda etkileyecek rüyaları anlatmamak daha iyidir.

Fidye namaz borcunu düşürür mü?

Herhangi bir sebeple vaktinde kılınmayan ve böylece yükümlünün zimmetine borç olarak geçmiş bulunan namazların bir tek ödeme yolu vardır, o da kılamadığımız namazları kılmaktır. Yani kaza etmektir. Bundan başka namazın zimmetten düşürülmesi için bir yol yoktur. Namaz, tutulamayan oruçlar gibi değildir. Oruç için fidye verilmesi hakkında Kuran’da ayet vardır. Fakat kılınmayan namazlar için fidye verileceğine dair Kur’an-ı Kerim’de bir ayet yoktur.

Dolayısıyla hangi sebeple kazaya kalmış olursa olsun vaktinde kılınmamış bir namazın borcundan kurtulmak için illaki onu kaza etmek gerekir. Fidye veya para vermek ya da başkasına kıldırmak şekli ile bu namaz borcu ödenmez.

Mesai saatlerinde namaz kılmak devletin ya da iş sahibinin hakkını gasbetmek mi olur?

Kişi bir iş yerinde çalışırken vaktini alacağı para karşılığında iş sahibine satmış demektir. Yani, bu vaktin içindeki mesai zamanı işverenin hakkıdır. Bu mesai zamanında dalga geçmek, zamanı değerlendirmeyip eğlenme ve ihmallerle vakit öldürmek, işverenin hakkını çalmak, verdiği paranın karşılığını tam olarak vermemektir. Bunun günahlığında ise, kimsenin şüphesi ve itirazı olmamalıdır. Zira bu kul hakkını bir çiğnemedir.

Ancak, işverene satılmış olan bu vaktin içinde bir de namaz vakitleri dediğimiz Allah hakkı vardır. Bu vakitler de, Allah’ın emirlerine tahsis edilmiş vakitlerdir. Bu namaz vakti de, Allah’ın hakkıdır.

Öyle ise iş verene satılmış olan vakitlerde iş verenin işinde çalışılacak kolan kişi, asla ihmal edilip dalga geçilmeyecek, ama bu sırada Allah’ın hakkı olan vakit de gelirse o hak da yerine getirilecek, Allah’ın hakkı da Allah’a verilerek, ibâdete tahsis edilecektir. Bu sebeple işverenin namaz vakitlerinde namaz kılacak bir vakit için müsaade vermek zorunda olduğu anlaşılır.

Bu arada en büyük mesûliyet de, bu hakkı istismar edip de namazı bahane ederek zaman öldürenlerin, namaz vakitlerini uzatıp, iş vereni namaza müsaade ettiğine pişman ederek, izin vermeyecek bir tutuma itenlerin üzerine yüklenir. Bunun günahı da büyüktür. İslam fıkıhçıları işverenin izin vermemesi durumunda kişinin sünnet namazlarını kılamayacağını söylemişlerdir. Ama farz namazlara ister izin versin ister vermesin kişi kılmak zorundadır. Ama ifade ettiğimiz gibi istismar etmeyecektir.

Ölüm gelmeden kişinin kefenini hazırlaması dinen caiz mi?

Ölüm her faninin tadacağı yegâne hakikattir. Nitekim Kur’an-ı Kerim’de bu hususta şöyle buyrulmaktadır: “Bütün nefisler ölümü tadacaktır.”

Dolayısıyla her fani ölüm gerçeğini düşünerek ölümden sonrası için hem maddi hem de manevi hazırlık yapması gerekir. Ölmeden önce kişinin kefenini alıp hazırlaması da bu türden bir hazırlıktır. Buna göre kişi ölmeden önce kefen alıp hazırlayabilir. Bunun da hiçbir dini sakıncası yoktur.

Günün Ayeti

And olsun ki biz, bu Kur'an'da insanlara, düşünsünler diye her türlü misali verdik.

Günün Hadisi

Müslüman bir kişi hasta bir Müslüman kardeşini sabah ziyaret ederse, yetmiş bin melek akşam oluncaya kadar ona dua eder.

Günün Sözü

Doğru söyleyip zincire vurulmak, yalan söyleyerek zincirden kurtulmaktan iyidir

(Sadi)

Günün Duası

Allah’ım rızkımızı bereketlendir ve rızkımızı azaltacak işlerden bizi uzak tut

Bunları biliyor muyuz?

İsmet nedir?

Peygamberlerin hatadan ve günahtan korunmuş olması demektir.

Günün Nüktesi

Sebe Kraliçesi – Belkis…

Hz. Süleymanın haberdarı olan Hüdhüd kuşu ona bir gün şöyle haber getirir:

- Ben bugün şu ana kadar hiçbirimizin varlığından haberimiz olmadığı Sebe’yi gördüm onun kraliçesini gördüm. Büyük mülkleri, geniş topraklar var. Ancak bunlar bu kadar dünyalığa rağmen Allah'ı bırakıp güneşe secde ediyorlar. Ne yaptıklarının farkında değiller.

Hz. Süleyman bu durumdan rahatsız olur. Hemen o kraliçeye ve kendi gibi Allah'a ortak koşan yöneticilerine bir mektup yazarak, hak yola, İslam’a çağırıyor, yoksa ordularını sevk edeceğine değiniyor ve her şeyden önce ülkesine davet ediyordu. Kraliçe ülkesini akıllıca yönetiyor, acele kararların altına imza atmıyordu. Her şeyi ile mükemmeldi, sadece aklı ona Allah'ı bilmek ve sadece Allah'a ibadet etmek konusunda ihanet etmişti. Mektubu okuyunca öfkeye kapılmadı. Kendi başına bir karar almadı. Vezirlerine bu mektubu okuttu.

Bu mektup öyle sıradan bir mektup değildi. Zamanın en büyük kralından ve insanları Allah'a davet eden bir peygamberden gelmekteydi. Vezirler, güçlerinden, askerlerinden, teknolojilerinin üstünlüğünden bahsetmeye başladılar. Ancak bu konuda Kraliçe ikna olmayıp diğer yok olan krallıkları hatırlatıp, ülkenin ve halkının sonu olabileceğini de belirterek:

Ben Süleyman’a çok kıymetli hediyeler göndereceğim. Eğer bu hediyeleri kabul ederse, o gerçekten bir kraldır ve bu takdirde durmayın hemen ona savaş açın. Yok eğer hediyeleri kabul etmezse, bu takdirde o bir peygamberdir, o zaman hemen ona tabi olun!

Kraliçe, denemek için Hz. Süleyman' hediyeler gönderir. Ancak Hz. Süleyman hediyelerine rağbet etmez, yüz çevirir.

- Beni dünya malı ile etkileyeceğinizi mi sanıyorsunuz? Mallarınız da, şirkiniz da sizin olsun. Bana Allah tarafından verilen çok daha hayırlıdır. Durum ciddidir. Mesele davet ve itaat meselesidir, alışveriş meselesi değil.

Hz. Süleyman daha sonra orduları ile üzerlerine söyler. Heyet gelip durumu kraliçelerine anlatırlar. Anlatılanları dinleyen Kraliçe ve halkı Hz. Süleyman’a itaat ederler ve Hz. Süleyman'ı ziyaret etmek üzere Kraliçe yola koyulur.

Hz. Süleyman onların itaat etmiş olduklarına çok sevinir ve Allah'a hamd ü senalar eder. Kraliçeye Allah'ın mucizelerinden birini göstermek ister ki bu mucize ile Kraliçe Allah'ın güç ve kuvvetine, Hz. Süleyman'a vermiş olduğu nimetlere daha fazla delalet etsin. Bunun için, kraliçenin kuvvetli ve emin ellere teslim ettiği tahtını, o gelmeden önce getirmek istedi. Bu isteği yerine geldi ve mucize gerçekleşmiş oldu. Bu arada tahtın bazı detayda kalan özelliklerinin de değişmesin emretti, emri yerine getirildi.

Hz. Süleyman insanlardan ve cinlerden olan ustalara camdan büyük bir saray yapmalarını emretti, onlarda yaptılar, altından su akıttılar. Durumu bilmeyen herkes her tarafın su olduğunu sanırdı. Oysa su ile nehrin arasında cam vardı. Kraliçe Belkıs onu gördüğünde, hiç kuşkusuz onu su zannedip, eteklerini sıyıracaktı. İşte o zaman da hatası ortaya çıkacak, bakışının kusurlu olduğu ve dış görünüşün kendisini aldattığını idrak edecekti. Bu yöntem bin delil getirmekten daha tesirliydi.

Evet, öyle de oldu. Belkıs, onca aklı ve zekasına rağmen beklenen hataya düştü. Salonun döşemesinin cam değil akan bir su olduğunu sanarak eteklerini topladı ve öylece suya adım atmak istedi. Bu arada Hz. Süleyman kendisini hemen uyardı:

- Bu, pürüzsüz bir camdır sadece...

O anda kraliçenin gözündeki perde kalktı ve dış görünüşe aldanma hususundaki cehaletini anladı. Güneşe ibadet etmekle hata yaptığını idrak etti ve:

— Süleyman’la beraber âlemlerin rabbi olan Allah'a teslim oldum, dedi.


Tarih : 16.01.2013 19:08:02   (Bu haber 1755 kez okundu.)


Facebook'ta Paylaş

Gönderen Email Adresi :

Arkadaşınızın Email Adresi :


Yorum Ekle Tüm Yorumları Oku




Diğer Yazılar

Yazar Girişi
Çocukların üzerine yapılan yemin dinen yemin sayılır mı?
Borç verdiğimiz altın değer kaybetmişse kaybımızı alabilir miyiz?
Ölüler şu an cennet veya cehennemdeler mi?
Hakkımı Helal Etmem Şeklinde Söylenen Söz Bir Sorumluluk Gerektirir mi?
Çalışan bir evli bayan kazancını kocasına vermek zorunda mı?
Besmele çekmeden yemek yemenin bir sakınca var mı?
Kadın kocasının adak kurbanının etinden yiyebilir mi?
Sıla-i Rahim…
Bin aydan hayırlı gece… Kadir Gecesi
İslam ve kardeşlik…
1 2 3 4 5 6 Sonraki >>
180x300 Reklam alan
180x300 Reklam alan
180x300 Reklam alan
180x300 Reklam alan
180x300 Reklam alan

Copyright Anamur Haberci - 2014 | admin
anamurhaberci@gmail.com
Dolu MEDYA - Esentepe Mah. Atatürk Bulvarı Şekerbank Arkası Türk Telekom Yanı Nasibe Erdem Apt. No:8 Kat:1-2 Anamur/MERSİN
Tel: 0.324.814 24 24 - GSM:0 531 828 64 64

Hit : 53695465 | Dn : 42335 | Bugn : 2670

Livanet Professional Design