800x110 Reklam alan
 letiim   Reklam   Kurumsal 
Vefat eden anne ve babalarımız için dinen ne yapabiliriz?
  Hayırlı evlat anne ve babanın amel defterini açık tutan kimsedir. Zira o evladın okuduğu her sure, getirdiği her salavat ve ettiği her dua  onu yetiştiren ve eğiten anne ve babasının amel defterine anında kaydedilir. Onun için evlatların ebeveynlerine karşı bazı önemli vazifeleri vardır. Onları da şöyle sıralayabiliriz:    -Anne ve babası için bol bol istiğfar etmelidir.  -Namazlardan sonra duâ edip sevaplarını onların rûhlarına hediye etmelidir.  - Tuttuğu oruçları, kıldığı namazlarını, verdiği sadakalarının sevaplarını onlara da bağışlamalıdır.  -Varsa kalan borçlarını ödemelidir.  - Kabirlerini ziyâret edip Kur’ân-ı Kerîm okumalı ya da okutmalıdır.  -onlar için hatimler indirmelidir.   -Onların dostları ile görüşmelidir. Çünkü Hz. Peygamber anne ve babanın dostlarından irtibatı kesmemeyi öğütlüyor.   -Ramazan’da ve sair vakitlerde, sevâbı onlara olmak üzere sadaka vermek,   - Anne ve babasının ruhlarına yemek yedirip sevabını onlara bağışlamalı.      Kısaca  vefat etmiş olan anne ve babamız için her türlü ibadetin sevabı bağışlanabilir. Kuranı Kerim okuyup sevabını onlara bağışlayabilir ve onların adına sadaka verebiliriz. Eşi ölen erkeğin ya da kadının dul olarak ölmesi günah mı?       İslam genel olarak evlenmeyi teşvik eder.  Hz. Peygamber birçok hadisi şeriflerinde evliliğe dikkat çekmiş, Müslümanları da evlenme hususunda teşvik etmiştir.  Nitekim efendimiz bu hususla ilgili olarak şöyle buyurmuştur:      "Evlenmek benim sünnetimdir. Kim benim bu sünnetimle amel etmezse benden değildir.  Evleniniz! Çünkü ben diğer ümmetlere karşı sizin çokluğunuzla iftihar ederim.”      "Ey gençler topluluğu! Kim içinizden evlenmeye güç yetirebiliyorsa evlensin. Çünkü gözü haramdan en çok saklayan, ırzı en iyi muhafaza eden budur. Kim de evlenmeye güç yetiremezse oruca devam etsin. Zira oruç, onun için bir korunmadır."
       "Dört şey Peygamberlerin sünnetlerindendir. Haya, güzel koku sürünmek, misvak kullanmak ve evlenmek."       Kişinin sosyal ve ekonomik şartları yerine getirme imkanı varsa, dinen de evlenmesine mani engel teşkil eden sağlık gibi bir mazereti de yoksa evlenmelidir. Kişi eğer fakirse, onun evlenmesine yardım etmek de zengin olan Müslümanların üzerine bir görevdir. Nitekim Allah’u Taela Kur’an-ı Kerim’de mealen şöyle buyurmaktadır: “Aranızdaki bekârları, kölelerinizden ve cariyelerinizden elverişli olanları evlendirin. Eğer bunlar fakir iseler, Allah kendi lütfu ile onları zenginleştirir. Allah, (lütfu) geniş olan ve her şeyi bilendir.” (Nur Suresi: 32)       Buna göre bir kimse, mehir ödeme gücüne, ailesini geçindirecek kadar nafaka temin etme imkanına sahipse, zinaya düşme ve haram işleme tehlikesi karşısında bulunuyorsa dinen evlenmesi kendisine farzdır. Çünkü insanın iffetini koruması ve nefsini haramdan sakınması gereklidir. Yani harama düşmemek için evlenmek esastır ve haramla yüz yüze gelen birinin başvuracağı tek çare evlenmek olmalıdır. Ki peygamberler sahabeler ve nice büyük insanlar evlenerek nefislerini haramdan korumuş ve ahirete öyle intikal etmiştir        Ancak kişinin evlenme gücü ya da harama düşme korkusu yoksa evlenmemesi mekruh olmakla beraber caizdir.      Fakat eşi ölen veya boşanan erkeğin ya da kadının dini anlamda illaki evlenme zorunluluğu ya da görevi yoktur. Nikahsız ölmek günahtır. Ahirette bundan dolayı sorumlu oluruz anlayışı doğru bir anlayış ve İslamiyet’in kabul ettiği bir düşünce değildir. "Nikâh altında ölmek gerekir düşüncesi tamamen uydurma ve hurafe bir inançtır. İslam dininde böyle bir düşüncenin yeri yoktur.         Kişi ister hiç evlenmeden bekar olarak ölsün, isterse hanımından boşanmış ya da hanımı ölmüş olsun fark etmeksizin ki yeni bir nikah yapmadan dul ölmesinde dini hiçbir sakınca yoktur. Hatta evlendiği vakit hanımını birçok alanda mağdur etme durumu olan, cinsel anlamda da bir ihtiyacı olmayan ve zinaya düşme tehlikesi bulunmayan, belli bir yaşa gelmiş kimsenin evlenmemesi daha evladır.   Ezcümle tabiî ki evlenmek, peygamberimizin sünnetini işlemek, aile sahibi olmak, haramdan korunmak, güzel ve yapılması İslam’ın teşvik ettiği hususlardan birisidir. Ancak durum bu olmakla beraber bekar kalmak, dul ölmek günahtır anlayışı ve inancı doğru bir anlayış ve inanış değildir.  Gusülde veya abdestte tırnak altında kir kalırsa gusle veya abdeste engel olur mu?         Gusülde vücudun her yerinin ıslatılması lazımdır. Bu nedenle tırnakların altı da üstü de ıslatılması lazım. Vücudun her hangi bir bölgesinde kuru yer kalırsa gusül olmaz. Buna göre tırnak üzerindeki ruj boyaları da tırnağın altındaki kir ve benzeri şeylerde suyun temasını kestiği ve vücutta kuru yer bıraktığı için gusle engeldir.      Guslün tam olması için tırnağın altını da üstünü de temizlemek, tırnak çok uzun ise ve altında da kir varsa yıkamak lazım.        Aynı şekilde de abdest alırken abdeste yıkanması gereken bütün organların yıkanması ve kuru bir yer bırakılmamsı gerekir. Doğum kontrol hapı kullanmak caiz mi? Döllenmeyi engelleyecek tedbirleri almak dinen sakıncalı değildir. Bu nedenle de hamile kalmamak için doğum kontrol hapı kullanılabilir. Günün AyetiKim doğru yola gelirse ancak kendi lehine yola gelmiş ve kim de saparsa ancak kendi aleyhine sapmıştır. Kimse kimsenin günahını çekmez. Günün HadisiKişinin sırtında odun taşıyarak geçimini sağlaması, versin veya vermesin birisinden bir şey istemesinden daha hayırlıdır. Günün sözüBüyüklerini saymayan küçüklerini sevmeyen bizden değildir.Hadis-i Şerif Günün DuasıAllah'ım! Yaratılışımı güzelleştirdiğin gibi ahlâkımı da güzelleştirBunları biliyor muyuz?Âmin’in anlamı nedir?       Yapılan bir ibadet, dua veya hayır için "Yarabbi kabul buyur, kabul et" anlamına gelen bir istek ve temennidir. Günün NüktesiBir kadın çıktı, öyle bir iş yaptı ki…Tarihlerden 1 Aralık 1955. Amerika'nın Montgomery kenti…O yıllarda Amerikan yasalarına göre zenciler otobüste beyazlara yer vermek zorundadır. Zenciler bu durumdan oldukça şikâyetçidir ama yapabilecekleri bir şey yoktur. Zenciler toplumdan tecrit edilmiş bir yaşam sürmeye mahkûm edilmişlerdir.İnsanlık dışı uygulamalar gün gelir kendi halinde sakin bir kadın olan Rosa Parks'ın canına tak eder. Rosa bir gün karanlığı delen önemli bir karar alır ve 'Ben artık otobüste beyazlara yer vermeyeceğim' der. Bu kararla sadece kendinin değil, tüm zencilerin kaderini değiştiren bir dönemi başlatır.Nitekim ertesi gün otobüste bir beyaz Rosa'nın başında dikilir ve yer vermesini bekler. O buna aldırmaz. Rosa son derece kararlı bir tavırla yerini vermemekte direnir. Durumun gerginleşmesi üzerine şoför otobüsü en yakın polis karakoluna çeker. Rosa önce sorgulanır, ardından içeri atılır. Rosa Parks'ın bu davranışı ve uğradığı muamele önce tüm Montgomery'e, ardından da Amerika'ya yayılır. Martin Luther King bu fırsatı iyi değerlendirir. 382 gün süren Montgomery otobüs boykotunu başlatır. Zenciler otobüse binmezler ve her yere yürüyerek giderler. Bazı beyazlar da onlara destek verir. Olaylar giderek büyür. Sonunda Amerika Federal mahkemesi, ırk ayrımcılığını yasaklar. Bu olay, Amerika'da vatandaşlık haklarının başlangıcı sayılır. Çok geçmeden, zencilerin beyazlara yer verme zorunluluğu ortadan kalkar. Uygulamaya son verilir.

Tarih : 13.08.2011 15:07:03


Facebook'ta Paylaş

Gönderen Email Adresi :

Arkadaşınızın Email Adresi :


Yorum Ekle Tüm Yorumları Oku




Diğer Yazılar

Yazar Girişi
İbadetin Özü… Dua
Dünyevileşme…
İbadetlere Ne Zaman Vakit Ayıracağız?
Hz. Peygamberin terk etmediği sünnet İTİKÂF…
Dünya ve Ahiret Dengesi...
İnsanların hayırlısı…
İnsanın Fıtratındaki Güzel Haslet…
Maddi ve Manevi sıkıntıların İlacı…
En büyük şeref…
İnsanın süsü…
1 2 3 4 5 6 Sonraki >>
180x300 Reklam alan
180x300 Reklam alan
180x300 Reklam alan
180x300 Reklam alan
180x300 Reklam alan

Copyright Anamur Haberci - 2014 | admin
anamurhaberci@gmail.com
Dolu MEDYA - Esentepe Mah. Atatürk Bulvarı Şekerbank Arkası Türk Telekom Yanı Nasibe Erdem Apt. No:8 Kat:1-2 Anamur/MERSİN
Tel: 0.324.814 24 24 - GSM:0 531 828 64 64

Hit : 49568924 | Dn : 40750 | Bugn : 3969

Livanet Professional Design