800x110 Reklam alan
 letiim   Reklam   Kurumsal 
Dünya ahiretin tarlasıdır hadisinin anlamı nedir?
  Biz Müslümanlar öldükten sonra dirileceğimize, dünyada yaptıklarımızdan dolayı hesaba çekileceğimize ve mümin olarak iyi işler yapmışsak cennete, günahkâr olmuşsak cehenneme gideceğimize inanıyoruz. İnanmış olan kişiler cezalarını çektikten sonra cehennemden çıkarak cennete gireceklerdir. Allah Teala dilerse günahkâr Müslümanları affederek hiç cehenneme sokmayabilir. Fakat inançsızlar daima cehennemde kalacak ve ceza göreceklerdir.
       Burada bahsettiğimiz iman, ibadet ve güzel işler vs. hep bu dünyada yapılan şeylerdir. Cennete gidenler dünyada yaptıkları bu güzel işlerden dolayı ödüllendirilmiş olacaklardır.
       İnançsızlık, haksızlık, zulüm ve günahkârlık da bu dünyada insanların yaptıkları kötü işlerdir. Böyle kişiler de cehennemde cezalandırılacaklardır. Bu, aynen tarlasını zamanında eken, bakımını yapan ve mahsulünü zamanında kaldırarak pazara süren ve yemesi için yeteri kadarını ayıran kişinin kışın rahat etmesine benzer. Tarlasını ekip biçmeyen ve kışa hazırlık yapmayan kişiler de aç kalacaklardır. Durum bu şekilde değerlendirilirse, dünyanın niçin ahiretin tarlası olduğu anlaşılır.
     Allah’u Teala bu hususta kur’an-ı kerim’de mealen şöyle buyurmaktadır: “Her kim zerre nispetinde hayır yaparsa mükafatını her kim de zerre nispetinde şer işlerse cezasını görecektir.”  Dolayısıyla dünya kişinin ahirette gideceği yeri belirleyen mekandır.
 Yangında ölen şehit mi olur?      Gerçek şehitlik inanmayanlara karşı sırf Allah’ın dini ve onun rızası için savaş meydanında savaşırken öldürülen Müslüman’a verilen bir unvandır ki gerçek şehitlik de budur. Bu kısım insanlar Kur’an’ın ifadesi ile diri olup ölmemiş kimselerdir ama biz bunun farkında değiliz. Bu şehitler ahirette cennetlik olup Müslümanlara şefaat edecek müminlerdir.
       Şehitlik bu olmakla beraber bu mertebe de olmasa da şehitliğin başka şekilleri de vardır. Sevgili Peygamberimiz hadis-i şeriflerinde bunlardan bir kaçını  “yanarak ölen, suda boğulan, göçük, çığ, toprak veya bina altında kalan, veba gibi salgın hastalıklardan vefat eden, gurbette veya ilim yolunda ölen,  doğumda vefat eden kadın… Şeklinde sıralamıştır. Bu şehitler sınıfı İslam inancında hükmen şehit olarak kabul edilmektedir. 
        Bundan hareketle yanarak ölen kimse mümin ise hükmen şehittir.
 Melekler Allah’a isyan ederler mi?       Nurdan yaratılan ve insandan tamamen farklı olan melekler Allah'a isyan etmezler. Hangi iş için yaratılmış iseler o işi yaparlar. Daima Allah'a ibadet ve itaat ederler.
        Nitekim Kur'ân'da bu hususa şöyle işaret edilmektedir: “Üzerlerinde hâkim ve üstün olan Rablerinden korkarlar ve emrolundukları şeyleri yaparlar.”,  “Şüphesiz Rabbin katındaki (Melek)ler O'na ibadet etmekten büyüklenmezler. O'nu tesbih ederler, yalnız O'na secde ederler”
        Dolayısıyla melekler Allah’a isyan etmeyen her daim Allah’a iman ve kulluk eden varlıklardır.
 Kadınlar neden orucu kaza ediyor da namazı kaza etmiyor?     Kadınların doğum, ay hali gibi durumlarda namaz kılması, oruç tutması, Kur-an'ı okuması dinen caiz görülmemiştir. Bu özürleri geçtiği zaman da namazı kaza etmekte sorumlu değillerdir. Ancak orucu kaza etmeleri kendilerine farzdır.
     Bu durum öncelikle taabbudi yani Allah'ın bildirip de bizim hikmetini bilmediğimiz bir meseledir.
     Fakat İslam fıkıhçıları bunu şöyle yorumlamaktadır: Namaz ibadeti her gün, her hafta, her ay ve her yıl kesintisiz bir şekilde vardır. Kadının da bu özrü hemen hemen her ay vuku bulmaktadır. Dolayısıyla bu namazı onlara kaza ettirmek biraz zor gelebilir. Bundan dolayı da namazın kazası emredilmemiştir. Ama oruç ibadeti senede bir ay olduğundan ve her zaman erişme imkanı olmayabileceğinden kazası kadınlara farz kılınmıştır.
 Devamlı yolcu olan bir kimse Ramazan orucunu nasıl tutar?      İslam dini, Ramazan ayında oruç tutamayan hasta ve yolcuların sonradan şartların düzelmesi halinde kaza etmelerini emreder. Mazeret ne kadar devam ederse şer-i ruhsat da o kadar devam eder.
       Bu durumda olan kimseler 1 sene veya 10 sene sonra mazeretleri ortadan kalkınca, zamanında tutamadıkları Ramazan oruçlarını kaza ederler.  Nitekim Kur'an-ı Kerim'de mealen şöyle buyrulmaktadır: "Sizden bir kimse yolcu veya hasta olursa oruç tutmadığı günler sayısınca daha sonra diğer günlerde tutsun."
       Devamlı olarak uzun yola giden kaptan ve sürücüler de dilerlerse yolculuk hallerinde oruçlarını tutarlar, dilerlerse yolculuk dönüşünde kaza ederler. Her iki durumda caizdir.   
     Ancak orucu tutmak yolculuk halinde de olsa tutmamaktan daha faziletlidir. Ramazandan sonra kaza edilen oruçlar hiç bir şekilde ramazan ayında tutulmuş oruçlar gibi faziletli olmaz. 
 Günün AyetiEy iman edenler birbirinizin kusurunu araştırmayın.
 Günün HadisiAllah kendisine dua edilmesini ve duada ısrarcı olunmasını ister. Günün SözüHiç bir insana rastlamadım ki onda öğrenilecek bir şey olmasın. Alfred de Vigny Günün DuasıYa rabbi bela ve musibetleri hakkımızda hayırlı kıl. Bizi başına gelen felaketlere sabreden kullarından eyle.
 Bunları Biliyor muyuz?Eda etmek nedir?Dinî veya hukukî bir görevin usulüne uygun bir şekilde zamanında yerine getirilmesini ifade etmektedir. Günün NüktesiBe adam dilin dönüp de diyemedin mi?Sahabelerden bir zat hastalanır, Hz. Peygamber ziyaretine gider. Sahabeyi solgun ve bitkin gören efendimiz sorar: Ey kardeşim sana ne oldu?
Sahabe cevap verir:
Allah’a şöyle dua ettim. “Allah’ım ahirette çekeceğim azabı bana bu dünyada ver.” Ettiğim bu duadan sonra da böyle hastalandım.
Hz. Peygamber sahabeye kızar ve der ki:
“Be adam dilin dönüp de diyemedin mi: “Allah’ım bana bu dünyada da iyilik ve güzellik ver. Ahrette de iyilik ve güzellik ver, bizi ateşin azabından koru.”

Tarih : 13.08.2011 15:04:42


Facebook'ta Paylaş

Gönderen Email Adresi :

Arkadaşınızın Email Adresi :


Yorum Ekle Tüm Yorumları Oku




Diğer Yazılar

Yazar Girişi
Besmele çekmeden yemek yemenin bir sakınca var mı?
Kadın kocasının adak kurbanının etinden yiyebilir mi?
Sıla-i Rahim…
Bin aydan hayırlı gece… Kadir Gecesi
İslam ve kardeşlik…
Manevi kirden arınma vesilesi… Tövbe
İbadetin Özü… Dua
Dünyevileşme…
İbadetlere Ne Zaman Vakit Ayıracağız?
Hz. Peygamberin terk etmediği sünnet İTİKÂF…
1 2 3 4 5 6 Sonraki >>
180x300 Reklam alan
180x300 Reklam alan
180x300 Reklam alan
180x300 Reklam alan
180x300 Reklam alan

Copyright Anamur Haberci - 2014 | admin
anamurhaberci@gmail.com
Dolu MEDYA - Esentepe Mah. Atatürk Bulvarı Şekerbank Arkası Türk Telekom Yanı Nasibe Erdem Apt. No:8 Kat:1-2 Anamur/MERSİN
Tel: 0.324.814 24 24 - GSM:0 531 828 64 64

Hit : 52174805 | Dn : 44466 | Bugn : 13305

Livanet Professional Design