800x110 Reklam alan
 letiim   Reklam   Kurumsal 
Kaza namazları nasıl kılınır?
 Farz bir namazı vaktinde kılmaya eda, vakti geçtikten sonra kılmaya kaza, bozulan bir namazı tekrar kılmaya da iade denir.
      Bir namaz ya bile bile kasden kılınmayıp kazaya bırakılır veya bir özürden dolayı kazaya kalır. Bir vakit namazı kasdî olarak kılmayıp kazaya bırakmak büyük bir günahtır. Bu çeşit bir hatanın işlenmesi durumunda bir an önce kaza edilmeli, borçtan kurtulmalıdır.
      Bu şekilde kılınmayan bir namaz her ne kadar kaza edilmekle borçtan kurtulunmuş olunsa da, işlenen günah için ayrıca tövbe istiğfar edip, Allah'tan af dikmek lâzımdır. Bunun için hem kaza, hem de tövbe edilmelidir.
      Unutmak, uyku veya meşru bir mazeretten dolayı vaktinde kılınamayan namazlar da hatırlandığı veya meşru özür geçtikten sonra fazla vakit geçirmeden kaza edilmelidir.       
      Kaza namazları, ne şekilde kazaya kalmış ise aynı şekilde kılınacaktır. Sabah 2, öğle 4, ikindi 4, akşam 3, yatsı 4 ve vitir 3 rekat olarak kaza edilir.
      Her namaz için belirli bir zaman veya mekan tayin edilmez. Yani ikindi namazının kazası ikindi vaktinde kılınır diye bir sınır yoktur. İstediğiniz zamanda kılınabilir. Kaza namazını kılarken ikindi namazının yatsıdan önce veya öğlenin sabahtan sonra kılınması gerekir gibi bir şartta yoktur.
      Fakat kerahet dediğimiz zamanlarda Hanefi mezhebine göre kaza namazlarının kılınmamasına dikkat edilir. Bunların dışındaki bütün zamanlarda kaza namazı kılınabilir.
    Çünkü kaza namazları için belli bir vakit yoktur. Meselâ, vaktinde kılınamamış olan bir ikindi namazı yatsıdan sonra, bir yatsı namazı da öğleden sonra kılınabilir.
     Bir kaza namazı şöyle niyet edilerek kılınır:  Meselâ: "Niyet ettim Allah rızası için, vaktine yetişip de kılamadığım ilk öğle namazını" yahut "son öğle namazını kılmaya." Böylece kazaya kalmış olan namazlar, ya ilk kazaya kalmış olanından başlanmış olur veya en son kazaya kalmış olanından başlanmış olur ki, her iki halde de belli bir düzene göre geçmiş namazlar kılınarak azalmış olur.
     Bir vaktin namazı kaza edileceği zaman önce bir ezan okunur, sonra ikamet getirilerek kılınır. Birden fazla kaza namazı kılınacağı zaman da hepsi için bir ezan kâfi gelirken, her farz namazı için ayrı ayrı ikamet getirmek sünnettir.
     Kazaya kalmış olan namazların kaç vakit olduğunu kesin olarak bilemeyen kimse, galip tahminine göre hareket eder. Sayı bakımından tam bir tahmin yapamıyorsa, üzerinde kaza namazı kalmadığı kanaatine varıncaya kadar kılar.
 Arabada Kur’an okumada ya da dinlemede bir sakınca var mı?        Yolda Kur’ân okuyarak yürümekte mahzur yoktur. Bilakis kendini başka türlü duygu ve düşüncelerden koruyup gaflete dalmaktan muhafaza etmek için kişi Kur’ân okumakla güzel bir davranış sergilemiş olur. Aynı şekilde arabada giderken de Kur’an okuma da bir mahzur söz konusu değildir.
         Kur’ân okumak, eline tesbihini alıp zikir ve fikirle meşgul olmak, gözü ve gönlü kötü şeylerden korumak için hayırlı ve faydalı bir meşguliyettir. Bu ister kişinin oturduğu yerde olsun isterse yolda yürürken veya arabada giderken olsun fark etmez.
        Yolda ve arabada Kur’an okunabileceği gibi bu okuma için kişinin abdestli olması da gerekmez. Çünkü Kur’ân’ı okumak için abdestli olmak şart değildir. Abdest Kur’ân’ı ele almak için gereklidir. Abdestsiz ezbere Kur’an okuma ise başka bir mani yoksa her zaman okunabilir.
 Kendisine hac farz olmasına rağmen hacca gitmeyen kimse öldükten sonra birisi hacca yerine gidebilir mi?       Üzerine hac farz olup da, bunu yerine getiremeden ölen kişi, vasiyet etmişse, vasiyetinin yerine getirilmesi gerekir. Vasiyet etmemişse, varisleri isterlerse onun adına hac yapabilirler.    
       Nitekim hacca gitmeyi adayan, fakat edâ edemeden ölen bir kadının kardeşi, ne yapması gerektiğini öğrenmek amacıyla Hz. Peygamber'e sorduğunda Hz. Peygamber, "ölen kardeşinin borcu olsaydı öder miydin?" diye sormuş, adam da, "evet ya Rasulallâh!" deyince, Allâh Resulü: "O halde Allâh'a karşı olan borcunu da öde! Çünkü o ödenmeye daha lâyıktır." buyurmuştur.
         Buna göre kendisine hac ibadeti farz olduğu halde eda etmeden ölen kişinin yerine hacca gidilebilir.
        Ancak ölünün yerine gidecek kimsenin Şafii Mezhebine göre daha önceden hacca gitmiş olması gerekir. Şayet daha önceden hacca gitmemiş ise başkasının yerine hacca gidemez. Fakat Hanefi mezhebine göre daha önce hacca gitmemiş kimse başkasının yerine hacca gidebilir.
 Günün AyetiSizin için şer zannettiğiniz hayır, hayır zannettiğiniz de şer olabilir. Günün HadisiMümin kardeşinle münakaşa etme, onun hoşuna gitmeyecek şakalar yapma ve ona yerine getirmeyeceğin bir söz verme. Günün SözüTatlı söz söyleyen hiç kimseden kötü söz işitmez.Firdevsi Günün DuasıAllah’ım helalından kazanan ve helalına harcayan kullarından eyle.  Bunları Biliyor muyuz?Teyemmüm nedir?       Suyu temin etme veya kullanma imkânının bulunmadığı durumlarda hadesi yani büyük ve küçük hükmî kirliliği gidermek maksadıyla, Şafii mezhebine göre sadece temiz toprak,  Hanefi mezhebine göre ise yer kabuğundan sayılan bir maddeye sürülen ellerle yüzü ve iki kolu mesh etmekten ibaret hükmî temizlik demektir.
 Günün NüktesiVeren kepçe değil    Molla Cami anlatıyor: Cömert birisine sormuşlar:
    - Fakirlere ve muhtaçlara verdiğin, dağıttığın şeylerden ötürü gönlüne kibir geliyor mu? onları kendine minnettar görüyor musun?
    - Onlara cevaben demiş ki: “Kesinlikle hayır. Teşbihte hata olmasın ama. Ben kendimi aşçının elindeki kepçe gibi görüyorum. Verilen kepçeden geçse de veren aşçıdır. Kepçe, "rızkı veren benim" gibi bir hisse kapabilir mi? demiş.

Tarih : 15.07.2011 21:04:38   (Bu haber 804 kez okundu.)


Facebook'ta Paylaş

Gönderen Email Adresi :

Arkadaşınızın Email Adresi :


Yorum Ekle Tüm Yorumları Oku




Diğer Yazılar

Yazar Girişi
Borç verdiğimiz altın değer kaybetmişse kaybımızı alabilir miyiz?
Ölüler şu an cennet veya cehennemdeler mi?
Hakkımı Helal Etmem Şeklinde Söylenen Söz Bir Sorumluluk Gerektirir mi?
Çalışan bir evli bayan kazancını kocasına vermek zorunda mı?
Besmele çekmeden yemek yemenin bir sakınca var mı?
Kadın kocasının adak kurbanının etinden yiyebilir mi?
Sıla-i Rahim…
Bin aydan hayırlı gece… Kadir Gecesi
İslam ve kardeşlik…
Manevi kirden arınma vesilesi… Tövbe
1 2 3 4 5 6 Sonraki >>
180x300 Reklam alan
180x300 Reklam alan
180x300 Reklam alan
180x300 Reklam alan
180x300 Reklam alan

Copyright Anamur Haberci - 2014 | admin
anamurhaberci@gmail.com
Dolu MEDYA - Esentepe Mah. Atatürk Bulvarı Şekerbank Arkası Türk Telekom Yanı Nasibe Erdem Apt. No:8 Kat:1-2 Anamur/MERSİN
Tel: 0.324.814 24 24 - GSM:0 531 828 64 64

Hit : 53614018 | Dn : 42143 | Bugn : 16470

Livanet Professional Design