800x110 Reklam alan
 letiim   Reklam   Kurumsal 
Selam verenin selamını almamak caiz mi?
  Dinimizce selam vermek sünnet onu cevaplandırmak ise farzdır. Bir topluma selam verildiği zaman o toplumdan sadece bir kişi bu selama karşılık vermesi bu farzı yerine getirmek için yeterlidir. Şayet cevap verilmese o toplumda oturan her Müslüman günahkâr olmuş olur.
          Selamı o toplumun içinde oturan bir kimsenin ismini zikrederek verme durumunda ise ismi geçen kimse bu selama karşılık verme zorunda diğerleri için bir şey söz konusu değildir.
        Selam, benden sana bir zarar gelmez, anlamına geldiğine göre her Müslüman bu güzel uygulamayı günlük hayatında yaşaması ve yaşatması lazım. Selam verdiği gibi verilen selama da karşılık vermesi gerekir. Çünkü Kur'an-ı Kerim de Allah'ü Teale mealen şöyle buyurmaktadır: 'Size bir selam verildiği zaman, ondan daha güzeliyle veya aynı selamla karşılık verin.' (Nisa 86)
 
Çocuğa koyulan isimden dolayı baba ahirette sorumlu olur mu?
       Yeni doğan çocuğa güzel bir isim koymak anne ve babaların en önemli görevlerindendir. Çocuğa konulan isim hem bu dünyada hem de ahirette geçerlidir.
       Hz. Peygamber sadece çocukların değil, büyük insanların ismiyle dahi ilgilenmiştir. Kötü bulduğu bazı isimleri değiştirme yoluna gitmiştir. Yine konulması gereken güzel isimler hakkında bilgiler vermiş, zaman zaman bizzat kendileri çocuklara isimler vermiştir.
       Hz. Peygamber güzel isim koymanın önemini bir sözünde şöyle ifade etmektedir: “Sizler kıyamet günü isimlerinizle ve babalarınızın isimleriyle çağrılacaksınız. Öyleyse isimlerinizi güzel koyun.”
       Bu çağırma işlemini Allah'ın görevlendirdiği bir melek Allah’ın izniyle yapacaktır. Hiç kimse kıyamet günü Allah’ın hoşlanmayacağı isimle O’nun karşısına çıkmak istemez. Öyleyse kötü olan isimlerin çocuklara verilmemesi gerekir.
      Allah’ın has isimleri olan Samed, Cebbar gibi isimler kullara bu hali ile isim olarak verilmez. İllaki başına abd yani kul koymak gerekir. Yani Abdussamed, Abduccebbar ismini koymak gerekir. Ancak sıfatları isim olarak verilebilir. Mesela; Kerim, Halim, Kadir, gibi kelimeleri insanlara isim olarak vermek caizdir. Ancak bu isimlerin başına bir (Abd) kelimesi yani kul ilave ederek söylemek daha güzeldir. Zira (Abd) kelimesini ilave ederek söylediğimiz takdirde  Kerim’in kulu demiş olacağımızdan daha doğru olur.
      Mahşerde her çocuk, konan ismiyle çağrılacaktır. Şayet çocuğun ismi kötü manaya gelen bir isim ise, mahşer halkı önünde isminden dolayı utanan çocuk kendisine isim koyan kişiye:  “Allah beni doğuştan Müslüman olarak dünyaya gönderdi, sen neden bana kötü manaya gelen ismi koydun?” diye isim koyandan davacı olacaktır.
       İsmin ehemmiyetinden dolayıdır ki, Peygamber'imiz kötü manaya gelen yabancı isimleri iyi manaya gelen Müslüman isimleriyle değiştirme örnekleri vermiştir. Mesela (Uzza putun kulu) manasına gelen (abdu'l-uzza)'yı, Allah'ın kulu manasına gelen (Abdullah) ile değiştirmiştir. Ateş parçası manasına gelen (cemre)'yi de güzel kız manasına gelen (cemileyle) ile, Harp ismini de Hasan'la düzeltmiştir. Demek ki, Müslüman isminden maksat, mananın kötü olmamasıdır.
       Kısaca ebeveynler yavrularına karşı ilk görevlerini yerine getirirken, kötü manaya gelecek isim koymaktan kaçınmalı ki, mahşerde koydukları isimlerle çağrılan çocuklarının şikayetine muhatap olmasınlar.
 
Müslüman erkek Hıristiyan veya Yahudi bir kadınla evlenebilir mi?
 
      Müslüman bir erkek ehl-i kitap yani Yahudi ve Hıristiyan olan bir kadınla evlenebilir. Nitekim Allah’u Teala Bakara suresinin 221. ayetinde buna cevaz vermiştir:
 “Allah'a ortak koşan kadınlarla, iman etmedikçe evlenmeyin! Allah'a ortak koşan bir kadın sizin hoşunuza gitse bile, iman etmiş bir cariye her halde ondan daha hayırlıdır. İnanan kadınları, Allah'a ortak koşan erkeklerle, iman etmedikçe evlendirmeyin. Allah'a ortak koşan erkek size hoş görünse bile bir köle, ondan daha hayırlıdır. Onlar, sizi ateşe davet ederler; Allah ise kendi izniyle cennete ve mağfirete davet ediyor; insanlara, hatırda tutmaları için ayetlerini iyice açıklıyor.”
        Müslüman bir kadının Hıristiyan veya Yahudi veya  İslam dışındaki başka bir inançtan bir erkekle evlenmesi ise caiz değildir.
         İslam hukukçuları Maide suresinin 5 ve Mümtehine suresinin 10. ayetine dayanarak böyle bir evliliğin dinen yasak olduğunu ifade etmişlerdir. Çünkü burada ehli kitap da olsa başka bir din mensubuyla evlenen bir kadının ve doğacak çocukların dinini menfi olarak etkilemesi endişesi mevzu bahistir.
 
Günün Sözü
TARİH  DEĞİL, HATALAR  TEKERRÜR EDER.
II.  ABDÜLHAMİD
 
 
Günün Ayeti
Bir zaman gelecek ki inkâr edenler, keşke Müslüman olsaydık temennisinde bulunacaklardır.
 
Günün Hadisi
Gerçek pehlivan öfkelendiği zaman nefsine hakim olabilen kimsedir.
 
Günün Duası
“Ey Rabbim! Acizlikten, tenbellikten, korkaklıktan cimrilikten, gafletten, zilletten sana sığınırım.
Günün Nüktesi
Bit
Kanuni Sultan Süleyman, kızı Mihrimah sultanı; zekî, hırslı, geleceği parlak bir devlet adamı olan Rüstem Paşa'ya vermek istiyormuş. Rüstem Paşa bu sırada Diyarbakır valisi imiş. Kanuni sarayın hekimbaşını çağırarak cüzzam hastalığının en çok tanınan belirtisinin ne olduğunu sormuş. Hekimbaşı cüzzamlı bir kimsede bit barınamayacağını söylemiş. Bunun üzerine Diyarbakır'a adamlar gönderilmiş. Bunlar gizlice Rüstem Paşa'nın çamaşırlarını kontrol etmişler ve bu sırada bir bite rastlamışlar. Böylece Rüstem Paşa'nın cüzzamlı olmadığı anlaşılmış. Bu olay üzerine devrin bir şairi şu iki dizeyi yazmış:
Olacak bir kimsenin bahtı kavî, tâlihi yâr
Kehlesi (biti) dahi mahallinde onun işine yarar.
 
Bunları Biliyor muyuz?
Kıyam Nedir?
 Namazda ayakta durmak demektir ve namazın farzlarından biridir.

Tarih :    (Bu haber 2957 kez okundu.)


Facebook'ta Paylaş

Gönderen Email Adresi :

Arkadaşınızın Email Adresi :


Yorum Ekle Tüm Yorumları Oku




Diğer Yazılar

Yazar Girişi
Anne babanın evladına beddua etmesi caiz mi?
Bedelli askerlik için kredi kullanmak caiz mi?
İman etmemiş bir kimsenin hayrı olur mu?
Taşıyıcı annelik caiz mi?
Şaka ile söylenen yalan dinen yalan kabul edilir mi
Memurun veya işçinin mesai saatlerinde namaz kılmasında bir sakınca var mı?
Safer ayının uğursuz ve musibet ayı olduğu söylentisi doğru mudur?
Müslüman olmadan vefat etmiş kişiye dua etmek caiz mi?
Günah işleyen akrabalarla selamı sabahı kesmek caiz mi?
Anne baba çocuklarına haram bir işi yaptırabilir mi?
1 2 3 4 5 6 Sonraki >>
180x300 Reklam alan
180x300 Reklam alan
180x300 Reklam alan
180x300 Reklam alan
180x300 Reklam alan

Copyright Anamur Haberci - 2014 | admin
anamurhaberci@gmail.com
Dolu MEDYA - Esentepe Mah. Atatürk Bulvarı Şekerbank Arkası Türk Telekom Yanı Nasibe Erdem Apt. No:8 Kat:1-2 Anamur/MERSİN
Tel: 0.324.814 24 24 - GSM:0 531 828 64 64

Hit : 56685204 | Dn : 48898 | Bugn : 5608

Livanet Professional Design